Bütün Bitkiler için Bitki Besini 500 Mililitre

Bütün Bitkiler için Bitki Besini 500 Mililitre

Ürün Kodu : 6010

AZOT : Bitkilerin büyüme ve gelişmeleri ile verimlilikleri, ürünlerinin kalitesi arasındaki dengeyi kurma yönünden oldukça önemli bir besin maddesidir. Azot eksikliğinde klorofil sentezi engelleneceğinden yapraklar sarı veya sarımsı bir renk alırlar. Azot çiçek tomurcuğu oluşumunda da etkilidir.

FOSFOR : Genel olarak bu elementin bulunuşu generatif büyüme ve gelişmeyi olumlu yönde etkiler.

Fosfor eksikliği önce yapraklarda görülür. Fosfor eksikliği başlangıcında yapraklar koyu yeşil bir renk alırlar. Eksiklik ilerledikçe renkler kırmızı ve mora doğru bir değişim gösterir.
Toprakta yeter miktarda fosfor bulan bitkiler daha sağlam ve daha verimli olurlar. Fosfor eksikliğinde gelişmede bariz bir gecikme olur, bitki veya ağaç cılız kalır.

*Ağaçların dalları, sürgünleri kolayca kırılır ve çok erken yaprak dökerler. Öte yandan fosfor fazlalığının da bazı zararları vardır.Örneğin, bazı çalışmalar fazla fosforun Zn (Çinko) alımını engellediği ve çinko eksikliğine neden olduğunu göstermiştir.

POTASYUM : *Özellikle odunsu bahçe bitkilerinin hemen bütün dokularında bol miktarda bulunan potasyum; iyi bir yapraklanma için, kuvvetli bir gelişim için, dalların olgunlaşıp odunlaşması için kış donlarına dayanım göstermesi için, köklerin topraktaki aktivitelerinin daha iyi olabilmesi için mutlak gerekli bir maddedir.

*Potasyum eksikliğinde önce yaşlı yapraklarda çörülür. Benekli ve klorozlu yapraklarda küçük veya iri ölü dokular (kahverengi benekler) bulunur. Yaprak kenarlarında sararma başlar, sonraları sararan bölgeler kuruyarak ölür. Bu ölü dokular uç noktalarda ve damarlar arasında da görülür, yaprak sapı incelir. Potasyum eksikliği bulunan ağaçlarda dalcıklar uçtan itibaren kurumaya başlar, yapraklar uçtan itibaren dökülür. Çiçek tomurcukları normal şekilde açılırlar, fakat küçük meyve haline geldikten sonra dökülürler. Meyve ağaçları içinde en fazla potasyum isteyen elmadır ve bunu sert çekirdekliler izler.

*Potasyumu uygun miktarlarda alan bitkilerin meyvelerinde renk iyi oluşmaktadır. Gerek potasyum eksikliğinin, gerek fazlalığının bitki tür ve çeşidine göre özel etkileri de vardır. Örneğin turunçgillerde yapraklardaki potasyum miktarının artışıyla meyve iriliğinin arttığı gözlenmektedir.

MOLİBDEN : Molibden bitkilerde C vitamini sentezi üzerinde de etkilidir. Yeteri düzeyde Molibden’e sahip olmayan bitkilerde C vitamini miktarı normal bitkilere oranla % 50’ye kadar azalmaktadır. Eksiklik belirtileri önce yaşlı alt yapraklarda görülür. Yaprak damarları arasında sarımsı lekeler ortaya çıkar. Bunu yaprak kenarlarına doğru sararma ve yaprakların kıvrılmaları izler. Bitkilerde çiçek oluşumu gerilerken, bitkide tepe ve kök gelişmesi önemli ölçüde etkilenerek bodurlaşma görülür.

DEMİR : Demir eksikliğinde bitkilerin yapraklarında yaygın bir sararma (kloroz) görülür ve genç yapraklar daha çok etkilenir. Genellikle genç yapraklardaki sararma yaşlı yapraklardan daha önce görülür ve genç yapraklar daha önce etkilenir.

MANGAN : Mangan eksikliğinde genellikle yeşilliğini koruyan damarlar arasında bir sararma görülür. 

BOR : Bor eksikliğinde genellikle bitkilerin büyüme uçları ölmekte, çiçeklenme önemli ölçüde gerilemektedir. Uç sürgünlerinin genç yapraklarının diplerinde açık yeşil bir renk oluşmakta ve daha sonra bu kısım kurumakta, yapraklar kıvrık bir durum almaktadır. Daha ileri safhalarda bitki uç sürgününden geriye doğru ölür.Bor eksikliğinde bitki köklerinin gelişmesi de önemli ölçüde geriler. 

*Kabuk çatlaması, zamk akıtma sürgünlerin ölmeleri, çiçek ve meyvelerde anormal durumların ortaya çıkması da bor eksikliği ile ilgilidir. 

*Bahçe bitkileri içinde elma, kırmızı pancar, lahana, şalgam, karnabahar, kuşkonmaz, turp ve kereviz en fazla Bor’a gereksinim duyanlardır. Bezelye, yeşil fasulye, patates, çilek , ahududu ise Bor’a en az gereksinim duyanlardır.

ÇİNKO : Bitkiler çinkoya da çok az gerek duyarlar ve az miktarda da olsa fazlası bitkide zehir etkisi yapar. 

Çinko eksikliğinde bitkilerde boğum aralarının kısa kalması ve bitkilerin bodur gelişme göstermeleri yeterli düzeyde oksinin bitkilerde oluşamamasının bir belirtisidir. 

Bitkilerin yaşlı organlarından genç organlarına çinko taşınmaz. Bu nedenle çinko eksikliği belirtileri bitkilerin önce genç organlarında görülür. Benekler genellikle hızla büyür ve bunlar damarlar arasındaki alanda görülür, damar araları sararır. Yapraklar kalınlaşır, yaprak sapları ve boğum araları kısalır. 

*Ağaçlarda bunu uç tomurcukların normal gelişememesi , yaprakların küçülmeleri, şekillerini kaybetmeleri izler. Aynı şekilde, ağaçlarındaki yaprakların sararmaları, yanında alacalı olmaları ve rozetleşmeleri de çinko belirtileridir. 

*Meyve ağaçları içinde özellikle narenciyelerde çinko eksikliği en fazla görülür. Ceviz benzeri ağaçlarda rozetleşme, diğer meyve ağaçlarında ve turunçgillerde yaprak dökümü olur.

Çinko kök gelişimi üzerine de önemli etki yapmaktadır. Yeterli düzeyde çinko içermeyen bitkilerin köklerinde yer yer şişmelerle birlikte kök tüylerinin kök ucunda toplandığı görülür. Çinko eksikliği görülen bitkilerde su emilimi de önemli ölçüde azalır.

BAKIR : Bitkiler tarafından çok az gereksinim duyulan bu elementin de fazlası zehir etkisi yapar. Fotosentezin oluşumunda bakırın rolü olduğu kabul edilmektedir. Bu durum, bakır eksikliğinde bitkilerin CO2 (karbondioksit) alımını azaltmaları ile açıklanmaktadır.

Bakır eksikliğinde uç sürgünü genellikle canlı kalır. Yeni süren tomurcuklar ve genç yapraklar solgundur. Dokularda herhangi bir leke oluşmadan dokular ölür. Damarlar açık veya koyu yeşildir. Genç sürgünler ve saplar, eksikliğin ileri safhalarında dik durmazlar. 

*Tek yıllık otsu bitkilerde bodur büyüme de görülür.

*Meyve ağaçlarında uç yaprakların sararmalarıyla başlayan eksiklik belirtilerini uç tomurcukların gelişmelerinin durması, yaprakların rozetleşmesi izler. Ayrıca, meyvelerde çatlama ve olgunlaşmadan önce dökülmeler görülür.